|
JUVENIL
IDIOPATIK ARTRIT
Nedir?
Juvenil idiopatik artrit (JIA), kalici eklem iltihabi ile karakterize
kronik bir hastaliktir. Eklem iltihabinin tipik bulgulari ise
agri, sisme ve hareket kisitliligidir. “Idiopatik”
sözcügü, nedenini bilmedigimiz hastaliklar için
kullanilir. Juvenil ise belirtilerin baslangicinin 16 yasindan
önce basladigini anlatmaktadir.
Kronik
hastalik ne demektir?
Bir hastalik kronik ise uygun tedavi ile hizli bir iyilesme görülmemekte
yalnizca belirtilerin ve laboratuar tetkiklerinin düzelmesi
mümkün olmaktadir. Bu ayrica, tani kondugu zaman çocugun
hastaliginin ne kadar sürecegini tahmin etmenin imkansiz
oldugu anlamina gelir.
Sikligi
nedir?
JIA, 100.000 çocuktan 80-90’nini etkileyen nadir
bir hastaliktir.
Hastaligin
nedenleri nelerdir?
Bagisiklik sistemimiz bizi enfeksiyonlarin saldirisindan korur
(virüs ve bakteriler). Böylelikle yabanci ve potansiyel
olarak tehlike yaratabilecek olanlari, bize ait ve masum olanlardan
ayirir. Kronik artitlerin, bagisiklik sistemimizin yabanciyi kendi
hücrelerinden ayirma kapasitesini kaybederek kendi eklem
elemanlarina saldiracak sekilde anormal bir yanit gelistirmesinin
bir sonucu olduguna inanilir.
Bu nedenle, JIA ve benzerleri, kendi vücudunun organlarina
zarar veren bagisiklik sistemi sonucu ortaya çikan hastaliklar
anlamina gelen “otoimmün” hastaliklar olarak
adlandirilir.
Ne var ki, pek çok kronik iltihabi hastalikta oldugu gibi,
JIA’da da kesin mekanizmalar bilinmemektedir.
JIA
kalitsal bir hastalik mi?
Dogrudan ebeveynlerden çocuklara aktarilamadigi için,
JIA kalitsal bir hastalik degildir. Yine de, henüz büyük
oranda kesfedilmeyi bekleyen ve hastaliga yatkinlik yaratan genetik
faktörler vardir. Bu hastaligin bir çok faktöre
bagli olarak gelistigi düsünülmektedir. Genetik
yatkinlik ve çevre etkenlerine maruz kalmanin (büyük
olasilikla enfeksiyonlar) ortak sonucu ortaya çiktigi üzerinde
durulmaktadir. Genetik bir yatkinlik olsa bile ayni ailede iki
çocugun etkilenmis olmasi çok nadirdir.
Nasil
tani konur?
Hastalik 16 yasindan önce baslamis ve 6 haftadan uzun sürmüsse
(viral enfeksiyonlari takip eden geçici artrit tiplerini
dislamak amaciyla) ve nedenleri bilinmiyorsa (atritten sorumlu
olabilecek diger bütün hastaliklar dislanmissa) doktorlara
göre bu JIA’dir.
Baska bir deyisle, JIA terimi, çocuklukta ortaya çikan
ve kaynagi bilinmeyen bütün kalici artrit çesitlerini
içerir. JIA basligi altinda degisik artrit çesitleri
tanimlanmistir (Bkz. asagida).
Dolaysiyla JIA tanisi, artritin varligi ve kalici olmasina, tibbi
hikaye ile diger hastaliklarin dislanmasina ve fizik muayene ile
laboratuar incelemelere dayanir.
Eklemlere
ne olur?
Eklem içindeki sinovyal sivinin miktari artarken, normalde
çok ince olan eklemi saran sinovyal zar kalinlasir ve iltihabi
hücrelerle dolar. Bu, siskinlik, agri ve hareket kisitliligina
neden olur. Eklem iltihabinin karakteristik bir bulgusu da uzun
süreli istirahattan sonra ortaya çikan eklem sertligidir.
Eklem tutuklugu, bu yüzden özellikle sabahlari görülür
(sabah sertligi).
Çocuk siklikla iltihapli eklemini hafif bükerek tutar
ve böylece agrisini azaltmaya çalisir. Bu pozisyona,
agriyi azaltmak için yapildigi anlamina gelen “antaljik”
ismi verilir.
Eger dogru tedavi edilmezse, eklem iltihabi sonucu sinovyal zar
çok kalinlasabilir (sinovyal pannus) ve buradan salinan
çesitli maddeler eklem kikirdaginda ve kemikte asinmaya
yol açabilir.
Antaljik pozisyonun uzun süre korunmasi kas atrofisine, yani
kaslarin ve yumusak dokularin gerilip kisalmasina ve sonuç
olarak bükülme deformitesine yol açar.
Hastaligin
degisik tipleri var midir?
JIA’nin çesitli degisik tipleri vardir. Ayrim esas
olarak ates, döküntü, perikardit (kalp zarinin
iltihabi) gibi sistemik bulgularin olup olmamasina ve tutulan
eklemlerin sayisina (oligoartiküler ya da poliartiküler
JIA) göre yapilir. JIA’nin degisik tiplerinin hastaligin
ilk 6 ayinda görülen bulgulara göre siniflandirilmasi
konusunda uzlasilmistir. Bu nedenden dolayi bunlar ayni zamanda
baslangiç tipleri olarak adlandirilir.
Sistemik
JIA Artritin yani sira sistemik bulgularin varligi ile karakterizedir.
Sistemik demek vücudun çesitli organlarinin tutulmasi
demektir. Baslica sistemik bulgular siklikla somon rengi, çabuk
kaybolabilen deri döküntülerinin eslik ettigi yüksek
siçrayici atestir. Diger bulgular kas agrisi, karaciger,
dalak ve lenf dügümü büyümesi, akciger
ve kalbi saran zarlarin iltihabidir (plörit ve perikardit).
Genellikle poliartiküler olan artrit (5 ya da daha fazla
eklemi tutan), hastaligin baslangicinda olabilir ya da sonra ortaya
çikabilir. Hastalik her yastan çocugu etkileyebilir.
Hastalarin yaklasik yarisinda ön planda sistemik bulgular
görülür. En iyi seyir bu hastalarda gözlenir.
Hastalarin diger yarisinda, genellikle zaman içinde sistemik
bulgular azalir ve eklem tutulumu önem kazanir. Küçük
bir grup hastada ise sistemik bulgular eklem tutulumu ile birlikte
gözlenir. Sistemik JIA bütün JIA olgularinin %10’unu
olusturur; tipik olarak çocuklarda görülür,
eriskinlerde nadirdir.
Poliartiküler
JIA Hastaligin ilk 6 ayinda, yukarida söz edilen sistemik
bulgular olmaksizin 5 ya da daha fazla eklemin tutulumu ile karakterizedir.
Kanda dolasan bir otoantikor olan romatoid faktörün
(RF) olup olmamasina göre, poliartiküler JIA iki alt
gruba ayrilir: RF negatif ve RF pozitif
RF-pozitif poliartiküler JIA: Çocuklarda nadirdir
(tüm JIA hastalarinin %5’inden az). Eriskin RF pozitif
romatoid artritinin esdegeri olarak kabul edilir (yetiskinlerdeki
en önemli kronik artrit tipi). Özellikle el ve ayaklarin
küçük eklemlerini etkileyen ancak diger eklemleri
de tutabilen simetrik artrite neden olur. Kizlarda erkeklere göre
çok daha siktir ve baslangici genellikle 10 yasindan sonradir.
Siklikla agir seyreden bir artrittir.
RF-negatif
poliartiküler JIA: Tüm JIA olgularinin yaklasik %15-20’sine
karsilik gelir. Muhtemelen degisik hastaliklari kapsayan kompleks
bir tiptir. Herhangi bir yasta ortaya çikabilir. Hastaligin
karmasikligi hastalik seyrinin degiskenliginden de belli olur.
Oligoartiküler
JIA Hastaligin ilk 6 ayinda sistemik bulgular olmaksizin 5’ten
daha az eklemin tutulumuyla karakterizedir. Büyük eklemleri
(dizler ve ayak bilekleri) asimetrik sekilde tutar. Bazen yalniz
bir tek eklemin tutulumu (monoartiküler tip) söz konusudur.
Bazi hastalarda ilk 6 aydan sonra eklem tutulumu 5 ya da üstüne
çikar; bu tipler “uzamis oligoartrit” olarak
adlandirilir.
Oligoartrit genellikle 6 yastan önce baslar ve kizlarda daha
çok görülür. Hastaligin birkaç ekleme
sinirli kaldigi hastalarda uygun tedaviyle hastalik seyri genellikle
iyidir; eklem tutulumunun yayilimi söz konusu olursa hastalik
seyri de degiskenlik gösterebilir.
Hastalarin önemli bir kisminda ciddi göz komplikasyonlari
gelisebilir. En önemlisi, gözü saran bir tabaka
olan ve kendi damar yatagini içeren uveanin ön bölümünün
iltihabidir (anterior üveit). Üveanin ön bölümü
iris ve silier cisimden olustugu için komplikasyon ya kronik
anterior üveit ya da kronik iridosiklit olarak adlandirilir.
Bu çocuklarda göz tutulumu anti-nükleer antikor
(ANA) pozitifligi ile iliskilidir. ANA baska otoimmün hastaliklarda
da görülen bir otoantikordur.
Eger zamaninda taninamaz veya tedavi edilmeden birakilirsa, anterior
üveit ilerleyip göze çok ciddi zarar verebilir.
Bu nedenle bu komplikasyonun erken taninmasi çok büyük
önem tasir. Anterior üveit gözlerde kizarikliga
neden olmadigindan ve çocuk da görme kaybindan yakinmadigi
için, ailenin ve doktorlarin dikkatinden kaçabilir.
Bu nedenle yüksek riskli çocuklarin bir göz doktoru
tarafindan özel bir alet yardimi ile (biomikroskop) 3 ayda
bir periyodik olarak muayene edilmesi zorunludur.
Oligoartrit bati toplumlarinda JIA’nin en sik görülen
tipidir (olgularin %50’si). Türk JIA’li hastalarda
ise bu oligoartiküler tipe daha az rastlanir ve bu nedenle
üveit sikligi bati ülkelerindeki kadar çok degildir.
Üveit ile birlikte görülen ANA pozitif (bkz laboratuar
incelemeleri) tipi hastalik çocuklara özgüdür
ve eriskinlerde görülmez.
Psoriatik
artrit Artrit sedef hastaligi (psöriasis) ile iliskili olursa
bu ismi alir. Sedef hastaligi çogunlukla diz ve dirseklerde
yerlesen yama seklinde deri soyulmalariyla giden bir deri hastaligidir.
Bazen tirnaklarda da degisikliklere yol açabilir. Deri
hastaligi artritin görülmesinden sonra ya da önce
olabilir. Hastaligin bu tipi klinik bulgular ve prognoz açisindan
degiskinlikler gösterir. Ailede sedef hastaligi olan baska
birisinin olmasi da bir risk faktörü olusturur.
Entezit
ile iliskili artrit En sik bulgusu özellikle, alt ekstremitelerinin
büyük eklemlerini etkileyen, entezit ile iliskili oligoartrittir.
Entezit, baglarin (tendonlarin) kemiklere tutunma noktasi olan
entezislerin iltihabidir. Ülkemizdeki JIA hastalarinin çogu
bu gruba girer. Bu tipte agrinin en sik görülme yeri
ayakta topugun arkasinda ya da altindadir. Bazen bu hastalarda
oligoartiküler tiptekinin aksine, kirmizi göz, gözlerde
sulanma, isiga duyarlilik bulgularinin gözlendigi akut anterior
üveit tablosu ortaya çikar. Çogu hastanin HLA-B27
denen laboratuar tetkiki sonucu pozitiftir. Hastalik baslica erkekleri
etkiler ve genellikle 7-8 yasindan sonra baslar. Hastaligin seyri
degiskendir. Bazi hastalarda hastalik iyilesme gösterirken
digerlerinde ilerleyerek, sakroiliak eklemlerin (omurga ile legen
kemigini birlestiren eklemler) tutulumundan baslamak üzere
omurganin tümünü etkileyebilir. Gerçekte,
hastaligin bu tipi, yetiskinlerde daha sik görülen ve
omurgayi etkiledigi için spondiloartropati olarak adlandirilan
hastalik grubuna aittir.
Kronik
iridosiklitin nedeni nedir? Artrit ile bir baglantisi var midir?
Artritte oldugu gibi, göz iltihabina göze karsi gelismis
anormal bir immün yanit neden olur (otoimmün). Ne var
ki, kesin mekanizmalar bilinmemektedir.
Bu komplikasyon, oligoartiküler tipteki ve antinükleer
antikor pozitif olan (ANA) daha ufak çocuklarda gözlenir.
Göz bulgularinin eklem hastaligi ile iliskisi bilinmemektedir.
Artrit ve iridosiklitin birbirinden bagimsiz bir seyir gösterdigini
hatirlamak gerekir, bu yüzden artrit iyilesme dönemine
girse bile periyodik göz muayeneleri sürdürülmelidir.
Iridosiklitin seyri artritten bagimsiz olarak, periyodik alevlenmelerle
karakterizedir.
Iridosiklit genellikle artrit baslangicini takiben ortaya çikar
ya da artrit ile ayni zamanda saptanabilir. Daha ender olarak
artritten önce görülür. Bunlar genellikle
en sansiz olgulardir, çünkü, hastalik bulgu vermedigi
için bu hastalarda iridosiklitin taninmasi erken bir evrede
olamaz, ancak görme bozuklugu gibi semptomatik komplikasyonlara
yol açtiktan sonra tani konulabilir.
Çocuklarda
hastalik eriskindekinden farkli midir?
Çogunlukla evet. Eriskin romatoid artrit olgularinin yaklasik
%70’inden sorumlu olan poliartiküler RF pozitif tip
JIA olgularinin %5’inden daha azinda saptanir. Erken baslangiçli
oligoartiküler tip JIA , eriskinlerde karsiligi olmayan,
sadece çocuklarda görülen bir altgruptur. Nadir
de olsa eriskinlerde de görülen sistemik JIA, daha çok
çocuklara özgüdür.
Hangi
laboratuar incelemeleri gereklidir?
Tani aninda, JIA’nin tipini dahi iyi belirlemek ve kronik
iridosiklit gibi bazi komplikasyonlari gelistirme riski tasiyan
hastalari saptamak için, klinik bulgularla iliskili bazi
laboratuar incelemeleri gereklidir.
Romatoid faktör (RF), eriskin RF pozitif romatoid artritinin
çocukluktaki esdegeri olan poliartiküler tipteki JIA’da
pozitif, devamli ve yüksek konsantrasyonda görülen
bir otoantikordur.
Antinükleer antikor (ANA), oligoartiküler erken baslangiçli
JIA hastalarinda siklikla pozitiftir. ANA testi pozitif olan oligoartiküler
JIA’li çocuklar kronik iridosiklit gelistirme açisindan
en riskli gruptur. Bu nedenle, bu hastalarin üç ayda
bir göz muayenelerine gönderilmesi gereklidir.
HLA B-27 , entezit ile iliskili artrit hastalarinin %80’inde
pozitif olan bir hücresel belirleyicidir. Saglikli popülasyondaki
sikligi çok daha düsüktür(%5-8).
Laboratuar incelemelerden çok klinik bulgulara dayandirilirsa
da, hastalik kontrolünde, eritrosit sedimentasyon hizi (ESR)
ya da C reaktif protein (CRP) gibi genel iltihabin yayginligini
belirleyen bazilaboratuar incelemeleri de yararli olabilir.
Kullanilan ilaçlara bagli olarak hastalarda olasi ilaç
toksisitesini degerlendirmek amaciyla periyodik incelemeler gerekebilir
(karaciger enzimleri, kan sayimi, idrar tahlili gibi). Belli araliklarla
istenen röntgen incelemeleri hastaligin seyrini degerlendirmek
ve dolaysiyla tedavi rejimini belirlemek için yararlidir.
Nasil
tedavi edilir?
JIA’yi iyilestirmek için özel bir tedavi yoktur.
Tedavinin amaci çocuklarin normal bir yasam sürmesini
saglamak ve hastaligin kendiliginden iyilesmesini beklerken, çogu
olguda oldugu gibi, tahmin edilemeyen bir süre içinde
olusan eklem ve organ hasarlarini önlemektir. Tedavi temel
olarak, sistemik ve/veya eklem iltihabini engelleyen ilaçlarin
kullanimina ve eklem islevini koruyucu ve deformiteleri önleyici
rehabilitasyon yöntemlerine dayanir.
Tedavi oldukça karmasiktir ve degisik uzmanlik dallarinin
çalismasini gerektirir (çocuk romatologu, ortopedist,
fizik tedavi uzmani ve göz doktoru).
1)
Non-steroidal anti-inflamatuar ilaçlar (NSAII), (steroid
olmayan iltihap gidericiler): Bu ilaçlar semptomatik iltihap
giderici ve ates düsürücü ilaçlardir.
Semptomatik demek, hastaligin iyilesmesini saglamadigi halde iltihaba
bagli bulgulari kontrol etmeye yarayan ilaç demektir. En
yaygin kullanilanlari naproksen ve ibuprofendir, ayrica aspirin
de etkili ve ucuz bir ilaç olmasina karsin, olasi yan etkilerinden
dolayi günümüzde daha az kullanilmaktadir (özellikle
sistemik JIA’da karaciger toksisitesi). Genellikle iyi tolere
edilirler ve eriskinde en sik yan etki olan mide rahatsizligi,
çocuklarda nadirdir. Degisik NSAII’lerin birlikte
kullanimi gerekli degildir fakat nadiren, birinin ise yaramadigi
durumda digeri etkili olabilir. Eklem iltihabi üzerindeki
ideal etki haftalar süren tedaviden sonra ortaya çikar.
2) Eklem içi enjeksiyonlar. Bir ya da birkaç eklem
tutuldugunda ve eklem hareket açikliginin azaldigi (agriya
ikincil) durumlarda kullanilabilirler. Enjekte edilen ilaç
uzun etkili steroid preparatidir. Triamsinolon heksasetonid uzun
süreli etkisinden dolayi (aylarca süren) tercih edilir.
Kan dolasimina geçisi çok düsüktür.
3) Ikinci asama ilaçlar NSAII’ler ve steroid enjeksiyonlariyla
yapilan tedavilere karsin ilerleyici poliartrit gelistiren çocuklarda
önerilir. Bu ilaçlar daha önce baslanmis ve dolaysiyla
devam edilmesi gereken NSAII tedavisine eklenir. Çogu ikinci
asama ilacin etkisi, ancak haftalar ya da aylar süren tedavi
sonunda tam olarak ortaya çikar.
Ilk tercih edilecek ilaç düsük doz haftalik metotreksattir.
Çogu hastada etkilidir. Iltihap giderici etkinligi vardir
fakat ayni zamanda, bilinmeyen mekanizmalarla, bazi hastalarda
tam iyilesme saglayabilir. Genellikle iyi tolere edilir; mide
sikayetleri ve karaciger enzim düzeylerinde artis en sik
görülen yan etkilerindendir. Toksisite olasiligi tedavi
boyunca izlem ve periyodik laboratuar incelemelerini gerektirir.
Vitamin olan folik asitin tedaviye eklenmesi yan etki riskini
azaltir.
Salazoprin JIA’da etkinligi gösterilmis diger bir ilaçtir
fakat genellikle metotreksattan daha zor tolere edilir. Salozoprin
ile olan tecrübeler metotreksat ile olandan çok daha
kisitlidir.Özellikle entesit ile iliskili artritlerde kullanilir.
Siklosporin ve leflunomide gibi diger eriskinlerde yararli olan
ilaçlarin JIA ‘daki etkinligini göstermek için
herhangi bir çalismalar henüz yayinlanmamistir. Siklosporin,
steroide dirençli makrofaj aktivasyonu sendromunun tedavisinde
degerli bir ilaçtir. Bu sendrom, sistemik JIA’nin
,iltihabi süreçlerin siddetli aktivasyonunu takiben
görülen ve hayati tehdit eden bir komplikasyonudur.
Son birkaç yilda, iltihabi süreçlerin baslica
aracisi olan tümör nekrozis faktörü (TNF)
seçici olarak bloke eden anti-TNF denen ilaçlarin
(biyolojik ajanlarin) çikisiyla tedavide yeni bir perspektif
olusmustur. Tek basina ya da metotreksat ile birlikte kullanilir
ve pek çok hastada etkilidir. Etkileri oldukça hizlidir
ve son zamanlarda güvenilir olduklari gösterilmistir.
Yine de, olasi yan etkilerinin ortaya konmasi açisindan
daha uzun takipler gereklidir. Bütün diger ikinci asama
ilaçlar gibi bunlar da siki tibbi kontrol altinda kullanilmalidir.
Anti-TNF ilaçlar çok pahalidir.
Kortikosteroidler kullanilabilen en etkili iltihap çözücü
ilaçlardir fakat uzun süreli kullanimda, osteoporoz
ve büyüme duraklamasi gibi çok önemli yan
etkileri görülebildigi için kullanimlari kisitlidir.
Bunun yani sira, diger tedavilere dirençli olan sistemik
bulgularin ve hayati tehdit eden sistemik komplikasyonlarin tedavisinde,
ayrica ikinci asama ilaçlarin, etki etmesini beklerken,
akut hastaligin kontrolü için ara ilaç olarak
da kullanilabilirler. Iridosiklit tedavisinde topikal steroidler
(göz damlasi) kullanilabilir. Daha agir olgularda göz
küresi etrafina steroid enjeksiyonu ya da sistemik steroid
verilmesi gerekebilir.
Ortopedik cerrahi Eklem yikiminda, eklem protezi takilmasi amaciyla
ve kalici kontraktürler olustugunda yumusak dokularin rahatlatilmasi
için kullanilabilir.
Rehabilitasyon tedavinin vazgeçilmez elemanidir. Tedavi,
uygun egzersizleri ve istenmeyen postür gelisimini önlemek
için gerektiginde atel kullanimini kapsar. Tam hareket
yetenegini, kas beslenmesini ve gücünü saglamak
ve eklem deformitelerini önlemek, sinirlandirmak ya da düzeltmek
amaciyla, fizyoterapi düzenli olarak uygulanmali ve erken
baslanmalidir.
Tedavinin
baslica yan etkileri nelerdir?
JIA’nin tedavisinde kullanilan ilaçlar genellikle
iyi tolere edilir. NSAII’lerin en sik yan etkisi olan midede
hazimsizlik (o yüzden yemekle birlikte alinirlar) çocuklarda
yetiskinlere göre daha az görülür. NSAII’ler
kanda bazi karaciger enzimlerinin yükselmesine neden olabilirler,
fakat aspirin disindaki ilaçlarla nadir görülen
bir durumdur.
Metotreksat da iyi tolere edilen bir ilaçtir. Bulanti ve
kusma gibi yan etkiler nadir degildir.
Toksisiteyi izlemek için bazi periyodik laboratuar incelemeleri
gereklidir (kan sayimlari, karaciger enzimleri,vb). En sik gözlenen
laboratuar anormalligi karaciger enzimlerindeki artistir; ilacin
kesilmesiyle veya dozun azaltilmasiyla bu artis genellikle normale
döner. Folinik ya da folik asit verilmesi, karaciger toksisitesinin
sikligini azaltmada etkilidir. Metotreksata karsi asiri duyarlilik
reaksiyonlari olusabilir fakat nadirdir.
Salazoprin genellikle iyi tolere edilir; en sik yan etkileri deri
döküntüsü, gastrointestinal problemler, karaciger
toksisitesi ve lökopenidir (beyaz kan hücrelerinde,
enfeksiyon riskine neden olabilecek azalma). Bu nedenlerle, metotreksatta
oldugu gibi, periyodik laboratuar incelemeleri gereklidir.
Anti-TNF ilaçlar genellikle iyi tolere edilir. Hastalar,
ciddi enfeksiyonlarin (özellikle tüberküloz) görülebilmesi
açisindan çok dikkatli izlenmelidir.
Belirli dozda steroidin uzun süreli kullanimi, çok
sayida önemli yan etki ile iliskilidir. Bunlar, büyümede
duraklama ve osteoporoz gibi yan etkileri içerir. Yüksek
dozda steroid , istahta belirgin artisa, ve bunun sonucu olarak
belirgin obeziteye neden olabilir. Bu yüzden çocuklari,
fazla kalorili olmadigi halde tok tutan yiyeceklere yönlendirmek
önemlidir.
Tedavi
ne kadar sürmelidir?
Hastalik devam ettigi sürece tedavi sürmelidir. Hastaligin
süresi tahmin edilemez; JIA olgularinin çogu yillar
içinde kendiliginden düzelir. JIA’nin seyri,
tedavi rejimini önemli ölçüde etkileyen
aralikli iyilesme ve alevlenmelerle gider. Tedavinin tamamen kesilmesi
ancak uzun süreli ve tam bir iyilesmeden sonra düsünülebilir.
Göz
muayenesi (oftalmoskopla muayene) ne siklikta olmali? Ne kadar
sürmeli?
Riskli hastalarda (ANA pozitif) oftalmoskopla muayene en azindan
3 ayda bir yapilmali. Iridosiklit gelismis olan hastalar, göz
tutulumunun siddetine bagli olarak çok daha sik kontrollere
gönderilmeliler.
Iridosiklit gelistirme riski zaman içinde azalir; ancak
artrit baslangicindan yillar sonra da iridosiklit ortaya çikabilmektedir.
Bu nedenle, artrit remisyonda (iyilesme asamasinda) olsa bile
göz muayeneleri yillarca sürdürülmelidir.
Artrit ve entezitli hastalarda ortaya çikan akut üveit
semptomatiktir (kirmizi göz, agri ve isiktan sakinma) ve
bu nedenle erken tani amaçli periyodik göz muayenelerine
gerek yoktur.
Artritin
uzun dönemli sonuçlari nelerdir?
Artritin gidisati, hastaligin siddetine, JIA’nin klinik
tipine ve tedavinin yeterli olup olmamasina baglidir. Son on yilda
tedavide ortaya çikan gelismelerle oldukça ilerleme
göstermistir.
Sistemik JIA’nin oldukça degisken bir seyri vardir.
Hastalarin yaklasik yarisinda artrit geri plandadir ve hastalik
genelde periyodik alevlenmelerle gider; siklikla kendiliginden
iyilesmeye girdigi için hastaligin seyri çogunlukla
iyidir. Hastalarin diger yarisinda sistemik bulgular yillar içinde
azalma egiliminde oldugu halde artrit kalici bir hal alir. Bu
hasta gurubunda agir eklem yikimi ortaya çikabilir. Son
olarak, bu ikinci hasta gurubunun çok küçük
bir kisminda eklem tutulumuyla beraber sistemik bulgular da kalici
olur; bunlar prognozu en kötü olan hastalardir ve agir
immün baskilayici tedavi gerektiren ciddi bir komplikasyon
olan amiloidoz gelistirebilirler.
RF pozitif poliartiküler JIA’da daha siklikla ilerleyici
eklem tutulumu görülür ve agir eklem yikimina yol
açabilir.
RF negatif poliartiküler JIA’nin hem klinik tablolari
hem de prognozu karmasiktir. Yine de, toplamda prognozu RF pozitif
poliartiküler JIA’dan çok daha iyidir; hastalarin
yalniz dörtte birinde eklem hasari olusur.
Oligoartiküler JIA birkaç eklemle sinirli kaldiginda
siklikla iyi eklem prognozu gösterir. Eklem hastaliginin
yayginlasip daha fazla eklemin tutuldugu durumlarda ise prognoz
daha çok poliartiküler RF-negatif JIA hastalarininkine
benzer.
Psöriatik JIA’i olan çogu hastanin klinigi oligoartiküler
JIA’ya benzer fakat zaman içinde poliartiküler
olma egilimleri yüksektir.
Entesopatiyle iliskili JIA’larda prognoz degiskendir. Bazi
hastalarda hastalik iyilesirken digerlerinde ilerleyip sakroiliak
eklem tutulumuna gidebilir.
Hastaligin erken asamalarinda, hangi hastanin kötü prognoza
sahip olacagini tahmin etmemizi saglayacak güvenilir bir
klinik ya da laboratuar bulgusu yoktur. Hastaligin baslangicindan
itibaren daha agresif tedavi edilmesi gereken hastalarin önceden
taninmasini saglayacak belirleyiciler olsaydi, klinik olarak çok
degerli olurdu.
Iridosiklitin uzun dönemde sonuçlari nelerdir?
Iridosiklit tedavisiz birakilirsa, göz merceginin bulutlanmasi
(katarakt) ve körlük gibi problemleri içeren
çok ciddi sonuçlar dogurabilir. Ne var ki, eger
erken asamada tedavi edilirse tedaviye çok iyi yanit verebilir.
Bu nedenle , prognozu belirleyen en önemli sey erken tanidir.
Asiya
izin verilmeli mi?
Eger hasta immün baskilayici tedavi görüyorsa (steroidler,
metotreksat, anti- TNF) savunma mekanizmalarinin azalmasindan
kaynaklanan enfeksiyonlarin yayilma riskinden dolayi canli zayiflatilmis
virüs asilari (kizamikçik, kizamik, kabakulak, oral
polio ve BCG ) ertelenmelidir. Canli virüs tasimayan fakat
enfeksiyöz proteinler içeren asilar (tetanoz, difteri,
polio Salk, Hepatit B, bogmaca, pnömokok, hemofilus, meningokok
) uygulanabilir; teorik olarak tek risk, bagisikligin baskilanmis
olmasindan dolayi asinin basarisiz olmasidir.
Diyet
hastaligin gidisini etkiler mi?
Diyetin hastaligi etkiledigine iliskin bir kanit yoktur. Genel
anlamda, çocugun yasina uygun, dengeli ve normal bir diyet
uygulamasi gerekir. Steroidler istahi açtigi için
steroid kullanan hastalarda asiri yemeden kaçinilmalidir.
Iklim
hastaligin seyrini etkileyebilir mi ?
Iklimin hastalik bulgularini etkileyebilecegine dair bir kanit
yoktur.
Spora
izin verilir mi?
Spor yapmak normal bir çocugun günlük hayatinin
vazgeçilmez bir parçasidir. JIA tedavisinin esas
amaçlarindan biri de çocuklarin mümkün
oldugunca normal bir yasam sürmeleri ve kendilerini yasitlarindan
farkli görmemeleridir. Bu nedenle, genel yaklasim, bir eklemi
acidigi zaman duracagindan emin olmak kaydiyla hastayi istedigi
sporu yapma konusunda özgür birakmaktir. Her ne kadar
mekanik stresler iltihapli eklemler için iyi olmasa da,
bundan kaynaklanacak bir hasarin, yasitlariyla oynamaktan alikonulmanin
yaratabilecegi psikolojik hasarlardan çok daha az oldugu
düsünülür. Bu tercih, çocuga, hastaligin
getirdigi engellere ragmen kendi kendine yetebilmesi için
psikolojik destek verme egiliminde olan genel yaklasimin bir parçasidir.
Bu düsüncelerin sonucu olarak eklemlere daha az mekanik
stres uygulanan yüzme ve bisiklete binme gibi sporlari desteklemenin
daha iyi oldugunu söyleyebiliriz.
Çocuk
düzenli olarak okula gidebilir mi?
Çocugun düzenli olarak okula gitmesi son derece önemlidir.
Okul devami konusunda problem yaratabilecek birkaç faktör
vardir: yürümede güçlük, yorgunluga
dayaniksizlik, agri veya eklem sertligi. Bu nedenle ögretmenlere
çocugun olasi gereksinimlerini açiklamak önemlidir:
uygun siralar, eklem sertliginden kaçinmak için
okul saatleri boyunca düzenli hareket ve yazi yazmada karsilasabilecegi
güçlükler. Hasta mümkün oldugunca beden
derslerine katilmalidir; bu durumda, yukarida spor basligi altinda
tartisilan etkenler dikkate alinmalidir.
Bir yetiskin için is neyse çocuk için de
okul ayni seydir; kendi kendine yeten, üretken ve bagimsiz
bir insan olmayi ögrendigi yer. Hasta çocuklarin normal
bir sekilde okul aktivitelerine katilabilmeleri için, aileler
ve ögretmenler ellerinden geleni yapmalidir. Böylece
çocuk hem akademik basari hem de yasitlari ve yetiskinlerle
iletisim kurabilme yetenegi kazanarak arkadaslari tarafindan kabul
ve takdir edilir.
Çocuk
normal bir eriskin hayati sürebilir mi?
Bu tedavinin ana amaçlarindan biridir ve olgularin çogunda
ulasilabilir. JIA tedavisinde son on yilda ciddi gelismeler kaydedilmistir
ve yakin gelecekte piyasaya çok sayida yeni ve etkili ilacin
çikacagi söylenebilir. Farmakolojik tedavi ve rehabilitasyonun
birlikte uygulanmasi hastalarin çogunda eklem hasarinin
önlenmesini saglayabilmektedir.
Hastaligin çocuk ve ailesi üzerindeki psikolojik etkisine
de dikkat çekmek gerekir. JIA gibi bir kronik hastalikla
basa çikmak bütün aile için güçtür
ve tabii ki, hastalik ne kadar agirsa mücadele etmek o kadar
güçlesir. Eger ebeveynleri ilgilenmiyorsa çocuk
için hastaligi ile basa çikmak daha zor olur. Siklikla
ebeveynler hasta çocuklarina karsi anormal bir bagimlilik
gösterirler ve çocuk açisindan herhangi bir
olasi problemi engellemek için asiri koruyucu davranirlar.
Ebeveynlerin pozitif düsünce yaklasimi ile çocugu,
hastaligina ragmen mümkün oldugunca bagimsiz olabilmesi
için desteklemeleri ve cesaretlendirmeleri, çocugun
hem hastaligi ile ilgili güçlükleri yenmesi,
hem de bagimsiz ve dengeli bir kisilik gelistirmesi ve yasitlariyla
yarisabilir durumda olmasi için fazlasiyla degerli olacaktir.
Gerektiginde, pediatrik romatoloji ekibi tarafindan psikososyal
destek önerilmelidir.

|